Sevgili İstanbullular,

İstanbul Planlama Ajansı bünyesinde kurulan Vizyon 2050 Ofisi, bu kadim kent için yeni bir başlangıç özelliği taşıyor. Artık kentin geleceğine hep birlikte karar vermek istiyoruz. Bu sayede geleceğe daha umutlu bakmamız mümkün olacak. 

Son yıllarda ortak akıldan mahrum bir şekilde yönetilen İstanbul’un gerçek sorunlarına ancak 16 milyon İstanbullu ile bir arada çözüm bulunabileceğinin altını çiziyoruz. Adil, yeşil ve yaratıcı bir kenti yerel demokrasiyle inşa ediyoruz.

İstanbul artık yoruldu. Ve gerçek sorunlarına sadece bugünün değil yarının da hesaba katıldığı uzun vadeli çözümler arıyor. Çözüm için geçmişe bakmak, deneyimlerden faydalanmak, hatalardan ders çıkarmak gerekiyor. Biz de İstanbul’un, ülkemizdeki diğer kentlerin ve dünyanın önde gelen metropollerinin planlama süreçlerini inceleyerek örnek olacak bir katılım süreci tasarlıyoruz.

Katılımcı yerel demokrasi, bizim en temel ilkemiz. Her vatandaşın kente dair alınan kararlara dahil olması için yöntemler geliştiriyoruz. 12 Şubat 2020’de lansmanını yaptığımız İstanbul Planlama Ajansı’nı ve onun bünyesindeki Vizyon 2050 Ofisi’ni böyle bir arayış ve hedef doğrultusunda kurduk. Aylar süren tartışmalar, incelemeler ve uzmanların önerileri ışığında hayatın her alanına değen çalışma konuları belirledik. İstanbul Vizyon 2050 Ofisi bu konularda ihtiyaç duyulan politika ve stratejilerin katılımcı yöntemlerle belirlenmesi amacını taşıyor. İstanbul Vizyon 2050 Ofisi, yaşayan, üreten, kaynak yaratan, koruyan, paylaşan, güvenli ve sağlıklı bir İstanbul için mekansal ve stratejik planlar üretecek. Ayrıca kentin belirlenecek ortak vizyonu çerçevesinde halkımızın yaşamına doğrudan temas edecek detaylı projeler önerecek.

Hedefimiz, yaşanabilir, doğaya saygılı, kültürel mirasa sahip çıkan, çevreyle uyumlu, altyapısı tamamlanmış ve geleceğine dair kararları ortak akılla alan bir İstanbul’u hep birlikte planlamak. İstanbul’u mutlu insanların bir arada barış ve huzur içerisinde yaşayabileceği, adil ve yaratıcı bir hale getirmeyi, dünyaya örnek olacak bir yerel demokrasi modeli oluşturmayı arzuluyoruz. Çünkü biliyoruz ki, tarihi boyunca insanlığı etkileyen İstanbul değişirse, dünya değişir.