Vizyonun Hikayesi

 

İstanbul 2050 Vizyonu: Hayatın Tüm Çeşitliliği ile Canlı ve Özgür Olduğu, Herkesin İyi Yaşadığı Bir Dünya Şehri İSTANBUL

2050 yılında İstanbul, “Hayatın tüm çeşitliliği ile canlı ve özgür olduğu, herkesin iyi yaşadığı bir dünya şehri” olacaktır.

2050 yılında İstanbul birlikte üreten, birbirinden öğrenen, yaratıcı ve yenilikçi insanların merkezidir. Tüm dünyadan insanlar bu ilham veren şehre çekilirler, bu şehirde bulunmaktan heyecan duyar ve zenginleşirler. İstanbul insanların merak ettiği, hayatta mutlaka deneyimlemeyi hayal ettiği şehirdir.

İstanbul’da gençlerin sesi duyulur ve değer verilir. Gençler geleceklerini İstanbul’da kurmak için umutla hayata katılırlar.

İstanbul yeşil ve yüksek teknolojili bir üretim merkezidir. Kentin güçlü yerel üreticileri, üretimin yanı sıra Ar-Ge ve tasarımın da parçasıdır. Tarım İstanbul’da kentsel hayatın ve kültürün önemli bir unsurudur.

İstanbul yaratıcı ve yenilikçi girişimciler için vazgeçilmez bir merkezdir. Bilgi paylaşımı, birlikte üretim imkânları ve altyapısı kentin her yerine yayılmıştır. İstanbul tüm dünyadan insanların birlikte üretim yapması için ortak düşünce zeminini ve zenginliğini sağlar, karşılaşmaların kentidir.

İstanbul tüm olanaklarıyla, etkinlikleriyle ve sermayesiyle zengin bir kenttir. İstanbullular kentin sunduklarını ve zenginliği adil paylaşır. Kentin tüm bölgeleri tüm kentliler için yaşam hakkı temelinde iyi bir yaşam ve olanaklar sağlar.

Eğitim, sağlık, kültür ve sanat, barınma, sağlıklı gıda herkes içindir ve kalitelidir. Tüm İstanbullular kentsel yaşamın parçasıdır, kendi değer ve kimliklerini koruyabilir, kaynaklardan adil şekilde pay alabilir.

İstanbul’un sokakları, meydanları ve tüm kamusal alanları kültürle, sanatla, sporla renkli ve canlıdır, tüm İstanbullular bunun parçasıdır, İstanbul’a izini bırakır. İstanbul’un meydanları ve sokakları herkes için tasarlanmıştır.

İstanbul planlı dönüşmüştür, küresel bir ekonomik merkez olmaya devam ederken, kent içerisinde yeşil alanlarını artırmıştır. Kent, dinamizmini ve ekonomik gücünü artırırken, aynı zamanda insanlara huzurlu bir yaşam çevresi sunmaktadır.

İstanbul’da yaşayanlar sokaklarında yürümenin, işe ya da okula giderken bisiklete binmenin, her yaşta spor yapmanın ve oyun oynamanın keyfini yaşamaktadır. Yeşil, estetik ve herkes için erişilebilir kamusal alanlarında, İstanbullular keyifle vakit geçirmekte, plajlarında yüzmektedir.

İstanbul özgünlüklerini korumuştur ve her zaman koruyacaktır. İstanbul’un Boğazı, Vapurları, Haliç’i, Adaları, Galata - Beyoğlu, Eyüpsultan’ı ve daha niceleri ile bütünleşmiş kültürel mirası, her zaman İstanbul’un ve İstanbulluların kimliğinin parçasıdır.

İstanbul tüm bileşenleriyle doğa dostu bir metropoldür. Kentte bulunan tüm canlılar korunur, iyi olma halleri gözetilir. İstanbul’un doğası ve biyoçeşitliliği özgünlüğünün bir parçasıdır. İklim krizine karşı tüm İstanbullular birlikte mücadele etmektedir, kentin ekonomisi, olanakları ve fiziksel çevresi adil şekilde dönüştürülmüştür. İstanbul kaynaklarını verimli kullanan, kirletmeyen, döngüsel bir kenttir. 

İstanbullular zorluklar karşısında dayanışır, her zaman ortak hareket eder, sorunlara karşı yenilikçi çözümleri sürekli ve birlikte keşfederler. İstanbul, her düzeyde demokratik bir kent yaşamı ve özgür ifade alanı sağlar, İstanbullular ise güçlü sivil alanın en önemli unsurudur.

2050 yılında İstanbullular mutlu ve gelecekten umutludur. 

İstanbul 2050 Vizyonu Temel Politikaları

İstanbul 2050 Vizyonunun hayata geçirilmesi için temel politikalar da İstanbullar ile birlikte oluşturulmuştur. Bu kapsamda;

İstanbul, acil olarak adil bir kente dönüşmek zorundadır. 

Kırılgan grupları gözeten, yoksullukla mücadele eden, eşitlikçi ve kentteki herkes için erişilebilir olanaklar sunan bir anlayışla, iyi yaşamın belirli grupların ve alanların ayrıcalığından çıkıp tüm şehri kapsadığı bir planlamayla İstanbul adil bir kent olmalıdır. Tüm İstanbullular kentin birikiminin ve üretimin parçası olmalı, adil paylaşım için gerekli dönüşüm sağlanmalıdır.

İstanbul’da iyi yaşam herkesin hakkıdır. 

İstanbul insanı, tabiatı, geçmişi ile bir bütündür. İstanbul’un doğayla uyum içinde bir yaşama olanak yaratan, sadece insanı değil tüm canlıları koruyan huzurlu bir kent olması için çalışılmalıdır. Şehrin sakinlerine iyi gelen, güven sağlayan, nefes almalarını kolaylaştıran ortamlar oluşturulmalıdır. İstanbulluların ruhsal, bedensel, düşünsel sağlığına da önem veren sağlıklı bir kent oluşturulmalı, kentin yaşam kalitesini temelden etkileyen sorunlarına kalıcı çözümler üretilmelidir. İstanbulluların tüm yaşam döngüsünde kenti konforlu ve kaliteli ortamlarda, keyifle tecrübe edebilmesi sağlanmalıdır.

Özgürlük, İstanbul’un ruhundadır. 

Tüm bireylerin, şehrin her noktasında kendilerini özgür hissettiği, bireyin güçlendirildiği, kapsayıcı ve güçlü bir katılımcılığı esas alan yönetim anlayışıyla ortak yaşam kültürüne sahip özgür bir kenti İstanbullular beraber yaratmalıdır. İstanbul birlikte konuşan, üreten, yerel demokrasinin güçlü olduğu, gençlerin, kadınların ve tüm kırılgan grupların kamusal kararlarda daha fazla yer aldığı, sivil topluma alan açan bir kent olmalıdır.

İstanbul’un doğası önceliklidir. 

İstanbul hakkında alınan her kararda, İstanbul’un doğasına öncelik verilmelidir. İstanbul doğasıyla birlikte yaşayan, doğayı iyileştiren, iklim krizi ile tüm İstanbulluların birlikte mücadele ettiği, döngüsel yaşamı destekleyen bir kent olmalıdır. Ulaşımda, ekonomide, konutlarda, kamusal mekânda mümkün olan her alanda doğayla barışık uygulamalar geliştirilmelidir. Kentin doğal alanları ve ekosistemi korunmalı, doğal kaynaklar sürdürülebilir şekilde kullanılmalıdır. 

İstanbul dayanıklı ve güvenli bir kent olmalıdır. 

İstanbul, bilimin ışığında ve bilim insanlarının önderliğinde, olağanüstü ve doğal olayların yarattığı olumsuzluklardan en az şekilde etkilenen, kriz anlarında toplumsal dayanışmayı hızlı bir şekilde örgütleyen, İstanbulluların birlikte mücadele ettiği, bireyleri afetlere karşı güçlü ve hazır kılan bir kent olmalıdır. İnsanların kendini daha güvenli hissettiği, riskli binaların olmadığı, ekonomisi, toplumu ve kurumları krizlere dayanıklı bir kent haline getirilmelidir.

İstanbul, canlıdır ve yenilikçidir. Dün de bugün de yarın da! 

İstanbul değişime açık olan, dönüşen, girişimciliğin ve yaratıcılığın merkezi olan, uluslararası yatırımlar için çekim merkezi haline gelen, yarattığı zenginliği toplumsal refaha dönüştüren, nitelikli işgücünü ve istihdamı artıran, ekonomik çeşitliliği ile herkesi kapsayan bir kent olmak için yenilikçi düşünce ve yaratıcılığı desteklemelidir. Kentte renklerin solmasına, müziğin susmasına izin verilmemelidir. Kentin canlılığı artırılarak, İstanbul dünyanın önde gelen daimî ve vazgeçilmez bir yaratıcılık, yenilik, kültür, sanat, turizm ve spor odağı olmalıdır.

İstanbul, çeşitliliğiyle güçlüdür.

İstanbul farklılıklara ve çeşitliliğe açık, tarihsel ve kültürel çeşitliliğinin yanında biyoçeşitliliğine de sahip çıkan bir kent olmalıdır. Bu çeşitlilik hem ekonomik hem de toplumsal gücün ve dayanıklılığın temelini oluşturmaktadır. Kentin çok katmanlı ve benzersiz kültürel mirasının yanında, İstanbul’un ekolojik değerleri de özen ve saygı ile korunmalı ve İstanbullular tarafından yaşanmalıdır.

Gençler, İstanbul’un enerjisidir.

İstanbul’da gençlerin sesine değer verilmeli ve saygı duyulmalıdır. Gençler karar vermenin ve kentsel organizasyonun önemli bir parçası olmalıdır. Bu sayede yaşı kaç olursa olsun İstanbul’a katkıda bulunmak isteyen herkes dinlenmelidir. İstanbul’da alınan kararların etkisi her zaman sonraki nesillerin yaşayacağı sonuçlar temelinde ölçülmelidir. Gençler için kentin her yerinde kendini geliştirme, birlikte üretme, ortak fikir geliştirme ve ifade etme imkânı ve alanı sağlanmalıdır.