Güvenli, Sağlıklı, Dayanıklı İstanbul Çalıştayı

Güvenli, Sağlıklı, Dayanıklı İstanbul Çalıştayı

Oluşturulma Tarihi 18 Haziran 2021

Vizyon 2050 projesi kapsamındaki Kentsel Durum Çalıştayları* serisinin üçüncü etkinliği olan “Güvenli, Sağlıklı, Dayanıklı İstanbul” çalıştayı 15 Haziran Salı günü çevrim içi olarak gerçekleştirildi. 

Çalıştayda ulaşım, altyapı, kamusal mekanlar, kentsel dönüşüm, konut, gıda tedariği, iklim krizi gibi farklı konularda çalışan uzman akademisyenler ile kamu kurumu, özel sektör ve sivil toplum örgütlerinden temsilcilerin yer aldığı çalıştaya katılım sağlayan yaklaşık 100 paydaş ile İstanbul’un güvenli, sağlıklı ve dayanıklı olmasına yönelik mevcut durumu değerlendirdi.

Çalıştay başlangıcında katılımcılara yöneltilen “Sağlıklı ve güvenli kentsel sistemler ile mekanların özellikleri/unsurları nelerdir” sorusuna verilen cevaplarda öne çıkan anahtar kelimeler, “erişilebilir”, “arabasız”, “adil ve kapsayıcı”, “temiz ve çevreci” ve “yeşil” oldu.

 

Toplam üç oturumdan oluşan çalıştayın ilk oturumunda, “Kentsel Yayılma ve Büyük Ölçekli Projelerin Etkileri” ile “Dönüşen Kent Mekanı” konularına odaklanan alt odalarda, paydaşlar bir araya gelerek tespitlerini ve görüşlerini paylaştılar. 

İkinci oturumda ise, “Kaliteli ve Kapsayıcı Yaşam Alanları” ile “İklim Krizi Etkileri” konuları paralel olarak tartışıldı. “Kaliteli ve Kapsayıcı Yaşam Alanları” oturumunda, ulaşım, kamusal mekanlar, konut ve gıda konusunda oluşturulan alt odalarda, ilgili konunun uzmanı paydaşlar bir araya gelerek mevcut durumda karşılaşılan sorunları fiziki ve sosyal boyutları ile masaya yatırdılar. “İklim Krizi Etkileri” oturumunda ise farklı disiplinlerden uzmanlar, ulaşım, altyapı, enerji gibi kentsel sistemlerin ve gıda tedariğinin iklim krizi etkilerine karşı yedek kapasitesi, esnekliği ve sağlamlığına ilişkin mevcut durum tespitlerini aktardılar. 

“COVID-19 Salgını ve İstanbul” isimli üçüncü oturumda ise salgın ile birlikte ulaşım, konut, işyeri, kamusal açık alanların kullanımları ve tüketim alışkanlıklarındaki değişimlerin fiziksel mekan ve sosyal yaşam üzerindeki etkileri tartışılarak; salgın süreci ile ortaya çıkan ya da derinleşen sosyal kırılganlıklar tespit edildi.

Yarım gün süren çalıştayın sonucunda, İstanbul’daki kentsel yayılmanın tehdit ettiği kentsel sistemlere ve ekolojiye dikkat çekilirken, özellikle karayolu yatırımlarının kentsel yayılmayı daha da tetiklediği; büyük ölçekli projelerin doğaya uyumlu ve bütünleşik olarak katılımcı bir süreçle ele alınması gerekliliği vurgulandı. Bunun yanı sıra, kentsel dönüşüm süreçlerinde yönetimin her kademesinin işbirliği yaparak ve konu toplumsal boyutları ile de ele alınarak söz konusu süreçlerin rant temelli yaklaşımlardan uzaklaştırılması gerekliliğine dikkat çekildi. Kamusal mekanların toplumun her kesimi için erişilebilir olması gerekliliği vurgulanırken, mahalle ölçeğinden üst ölçeğe kademeli olarak kamusal açık alanların varlığının önemi ortaya kondu. Gıda tedariği konusunda ise, çevrim içi gıda alışveriş talebinin artması ile yeni mekansal alanların ortaya çıkacağı ve depo ihtiyaçlarına neden olacağı belirtildi. COVID-19 Salgını ile değişen alışkanlıkların kalıcılığından ziyade toplumun belli kesimlerinde derinleşen kırılganlıkların ciddi bir sorun olarak ele alınması gerekliliği vurgulandı.

*İstanbul Vizyon 2050 Çalışması, İstanbul’un günümüz koşullarına uygun, dinamik ve çok paydaşlı planlama süreçleri ve bütünsel bir bakış açısıyla, eşitlikçi ve adil, demokratik ve katılımcı, dayanıklı, güvenli ve sağlıklı, refah yaratan ve güvenceli, korumacı ve şeffaf bir şekilde yönetilen kent olmasını hedefliyor. Vizyon çalışmasının ilk aşaması olan İstanbul’un kentsel durum analizi çalışmaları kapsamında mevcut durumu ortaya koymaya dönük ilk etkinlikler olan çalıştaylarda Vizyon 2050 çalışma konuları sentezlenerek ele alınıyor. Bu çalıştay serisi ile İstanbul’un temel sorunları geniş bir perspektifte ele alarak değerlendiriliyor ve Vizyon 2050 stratejilerinin geliştirilmesine yönelik bilgi sağlanıyor. Vizyon 2050 çalışması boyunca birincil ve ikincil kaynaklardan derlenen nicel verilerin, farklı disiplinlerden paydaşların da katılımıyla niteliksel olarak derinleştirilmesi hedefleniyor.